Ey Meryem!

EY MERYEM!

Üzgünüm….
Seni anlatmak bana düşmezdi,

 

seni kalıplaşmış beyinlere zorlamak,

seni ruhsuz bedenlere model sunmakta tabi….

düşmezdi işte biliyorum.

Serin ılık bir bahar rüzgarının ardından,

damlalarını gönder kalbime….

ve söndür içimde ki ateşi.

En güzel görev üzere yaratılan kadın ,hedefini unuttu;

ve karanlığa izin verdi,bir bir çehresinde gezinsin diye…

Bakışlarda yeşeren duygular ,haince mahkum edildi;

bütün bataklıkların simsiyah yüreğine…

ve sen …İlginçtir ki,

sustuğun gün anlattın en güzel mesajını…

Konuştukça anlaşılmaz olan bizler,

çok güzel şeyler dinledik o güne dair

güçlü ,masum,o iffetli gözlerinden…

EY HANNE’NİN ADAĞI,

Ey ibadet ve takvayı yüreğine ram eden İFFET!

Sana nasıl seslensem…

Konuşmak zordur bugün

seni anlatırken satır satır

şahsiyetindeki ağırlığın heybetidir kalemimi zorluyan…

şu iğrenç mekanizmanın yok ettiği kadınlar,

sana muhtaçtır bugün!

Saygısız ve iffetsiz pazarlardan nasıl kurtulacaklarını öğret onlara…

Ve sen EY MERYEM!

Kavrulan çöl toprağı misali sıcaksın inancında

ve öğrettin bize biliyoruz;

” Adanmışlığın kölelik değil hürriyet olduğunu

Kanat çırpmanın, yani özgürlüğün secdeyle beslendiğini….”

Evet hayatına dair herşeyi biliyoruz

Güzel öğrendik seni, güzel tanıdık…

Fakat sen!

Hem kendi tarihine, hem bu topluma şunu öğrettin:

“Allah’ a adanmış bir hayatın izzet ve şeref olduğunu

ve bütün kelepçelerin önce yürekte kırılacağını”

Ah kendi tarihinde mabede adanan ÖZGÜRLÜK…

Ahlarımın gizeminde saklı sancının ağırlığı kadar zordur sana seslenmek,

Biliyoruz

çok konuşmazsın sen…

İbadet ve iffetle coşturduğun damarlarında ki kanı

damarlarıma taşı önce…

ve uzat, iffetli ellerini benliğime…

ve sana neler yaptıklarından daha çok

“nasıl mücadele ettiğini” anlat

Cahil ve zorba olan bir halkın karşısında

İnançlı bir kadının ve bir evladın gücünü…

ve bazen…

kadının susmasının iffetten bir parça olduğunu…

Her bir direnişin, bir mucize doğurduğunu anlat

ve annesizlikten bahset,yada babasızlığın ağır bir

yalnızlık olduğundan

Fakat sonra de ki;

“Allah yalnızların eğiticisidir”

ve öğret bana EY MERYEM!

Dünyanın en hayırlı kadını olabilmeyi,

Kadın iken güçlü olabilmeyi,

Ya da;

Sensizliği öğret

sen yokken de senin gibi yaşayabilmeyi

seni anlarken seni unutmamayı

Bir inkılabın ve bir devrimin

Kadının yüreğinde saklı olduğunu…

Öğret bana;

Bir gün üzerimde taşıyacağım yükün

Geleceğe meydan okuyan bir yürek olacağını…

Tut elimden EY MERYEM…!

İffetli bakışları ve iffetli duruşları öğret…

ve gülümse bana

seni gerçekten anladığım gün gülümse!

ve sonra

Bir günbatımı sakinliğinde ayağa kalk

ve bana şöyle seslen;

“EY MERYEM!
KALK VE YÜRÜ….”

Reklamlar
Published in: on Ekim 6, 2008 at 1:54 am  Yorum Yapın  
Tags: ,

The URI to TrackBack this entry is: https://gulyetimi.wordpress.com/2008/10/06/ey-meryem/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: